December 2009
37 posts
düşman olunası papatya
Nefret’e meyilliyim sanırım : insan olamayana, insan olana yabancı kalana. ihtiyaç duyulana ihtiyaç kalmayana uzaklaşma fikrine uzak olana yola çıkmaya korkana yoldan çıkamayana gölgesinden korkana bu korkan gülene. ait olamayana sahip olamayana intikam alamayana kin güdemeyene tavır alamayacak kadar zayıf olana lanet bir papatyaya. -düşman olunası papatya’ya ...
dün-bugün,yarın
dün gece 4 sularında ya da bu sabah 4 sularında desek.
Requiem for a Dream -bir rüya için ağıt - ‘ı sonunda izledik arkadaşla
bu kadar geç kaldığım için bu filmi izlemekte kendimden almam gereken bir intikam var sanırım
bunu da bi yer not aldım
filmi izledikten sonra dedim ki : benim yarına uyanmam için bir neden’e ihtiyacım var
bugünü ve yarını onu aramaya adadım
ne demiş...
Sahip olamayan adam, ait olamayan kadın
Garip bir şekilde birbirine en uyumlu çiftti onlar ;
Sevgiyi göstermek için sahiplenmekten çok farklı yollarda vardı.
bu aşk da bunun en bariz kanıtıydı.
Adam, kadını rahatça seviyordu
yormadan,bıktırmadan.. Kıskançlıkla boğmadan
Kadın kendini özgür hissedebiliyordu,ki asıl aşık olduğu buydu
özgürce sevmek ve sevilmek,Adam’a da hissettirebiliyordu aşkını
Aitlik ve sahipliğe...
aklından ne geçiyordu ?
bi film izledim geçenlerde
11 yaşında bir çocuğun yaptığı ufak bir hata yüzünden
dedesi ölüyordu
ve çocuk bütün hayatı boyunca bununla yaşamak zorunda kalıyordu
Peki, Tanrı’nın o kötücül aklından bunu yaptıracak ne geçiyordu?
sonra o çocuğu düşündüm
Acaba hiç bu olay aklına geliyor mu olaydan 7-8 yıl sonra
o hatayı yaparken kötücül aklından ne geçiyordu ?
Tanrı mı kötü , o...
uykusuz.
perşembe günü hakan bizi evine davet ettiğinde pek bi sevinmiştik.
SICAK EV diye aramızda bu konunun makarasını yaparak bi yandan eve gideceğimiz cumartesi gününü iple çekmeye başlamıştık.
cuma gecesi erkenden yattık saat 6.30 gibi falan
saat 15-16 arası kalktık, Bizim ev Bornova’da ( bizim evde 5 kişi kalıyoruz bu arada öğrenci evi olayı )
hakan’ların kendi evi Karşıyaka, Bostanlı...
direnç
Şu sıralar bütün inançlara karşı direniyorum
herhangi bir görüş belirtmek istemiyorum
Görüşsüzlük görüşündeyim
Agnostizme kaçan bir inancım var hem inanıyorum hem inanmıyorum
aslında İnanamıyorum
tek istediğim yollara düşmek
yollar’da düşmek
düşmek
düşünmemek istiyorum artık.
Şarap !?!
Nasıl yıl geçtikçe Şarap’ın lezzeti artıyorsa
bence fiyat arttıkça da lezzet’i azalıyor.
hayatta hiçbir şarap bana 2 lira’lık Merih’in verdiği mutluluğu veremedi
eskiden 1 kişi 2 şişe şarap içerdik - o zamanlar merih vardı -
Şimdi 2 kişi 1 tane içiyoruz - merih bulamıyoruz -
ama ilk fırsatta kavunlu veya karadutlu şarap içeceğim
bana merih’i unutturabilecek bi...
olmayacak şey değil !?!
şimdi eve gideceğim kurşun kalemle bir sayfayı simsiyah boyayacağım
sonra uçlu kalemimin arkasındaki silgiyle, silerek birşeyler yazacağım o karartıya
sonra nefret ettiklerime sarılacağım
sevdiklerime bağıracağım!
bir tanrı yaratacağım sonra
bana tapmadığı için ödüllendireceğim onu
üşüdükçe soyunacağım
soyundukça uzaklaşacağım utanç duygusundan
gideceğim en uzak yere yürüyeceğim
bi sokak...
borç batağı.
Güzel şeyler biriktiriyorum.- anında beni mutlu edecek,sonra hatırlanmayacak anılar -
(çalarak insanlardan)
Mutlu olmaya uğraşıyorum
-olduğum an hemen bitiriyorum, tüketiyorum onu-
ama liste halinde yazıyorum bunları hep.
ödenecek bir borç gibi.
Bugün Oğuz mutlu oldu
Bugün Oğuz bi kere daha mutlu oldu
Oğuz giderek haddini aşıyor mutluluk konusunda
Açık’lar gördükçe alacak’lar...
Bilinç
Bugün yıkıcı bir gerçekle yüzyüze geldim :
Ben hiç otostop çekmedim! Çekmeye korktuğumu farkettim.
Korktuğum bazı şeylerin olması beni gerçekten korktuyor.
Ya hiç bir zaman
’ kaybedeceğim hiçbirşeyim olmadığı gerçeğini benimseyemezsem’
ve neden geçmişten sıyrılamıyor ki insan
mesela bugün atladım balçova’ya gittim
-çekip gitmekten korkmuyorum ama otostop garip...
Leke.
bembeyaz bir odaya hapsedilmişim.
her yer bembeyaz.herşey,herşey!
başka bir renk yok.
Bembeyaz giydirilmiş üstüm.burada ne zaman uyandım bilmiyorum.
çünkü zaman bile bembeyaz.adeta donmuş herşey.
Buz beyazı yerler.saçlarımı kazımışlar.
bazı yerlerinde odanın
aynalar var : sadece beyazı yansıtan.
bembeyaz kör edici bir ışık var
duvarlar bembeyaz.
dışarı çıkış yok
içeri giriş yok.
...
Düşmüş Melek.
Yürüyorken ücrasında cennetin Belki takılmış ayağı Belli takılmış ayağı Sendelemiş ve başlamış Düşmeye Düşmüş dünyaya Güzelliğinin dünyadaki adı Düş’müş Ne geçmişi onu bırakmış Ne o bırakabilmiş geçmişi O sanmış ki Yalnız’ım dünya’da Terkedildim buraya. Sanmış ki Tanrı onu gözden çıkarmış.. Usanmış ki Herkes ona yabancı gelmiş O herkese yabancı Düşmüş yollara ...
Benzerlik
az önce sana benzeyen birini daha gördüm,bu seferkinin ‘ kararlı bakışları ‘ benziyordu sana.. bi öncekinin burun kıvırışları, beğenmediği şeylere,bi tanesinde hiç unutmam seninki gibi bir ben vardı yanağında..
bi sürü insan gördüm ; senden bi parçası olan
hepsini toplasan sen etmez belki
ama
seni parçalarsam
oluşturabilirim onları
binlerce insan yaratabilirim senden.
bu...
Hiyerarşi
Tanrı’nın sevdiği kulu’ymuş diye bir deyiş vardır ; Düşünmeye zorlayan beni… Eğer bir kulunu, diğerinden Daha çok seviyorsa Tanrı Kimini de hiç sevmeyebilir Haz etmez belki kiminden Kimini umursamaz bile Peki, kulları arasında böyle Bir sevgi Hiyerarşi’sine sahipse Tanrı, Hangi duyguyla,ne derece yaklaşır Ona kulluk etmeyene ? Ona tapanı bile sevmeyebiliyorsa...
yine kendi kendime mi konuşuyorum ben
Bugün yurt’tan çıkış’ımı aldım
Bürokrasiye takıldım
elimde bavulum
3. bloktan kütüphaneye
kütüphane‘den
3.blok‘a, oradan öğrenci işlerine
öğrenci işlerinden
4. blok‘a,oradan muhasabe,muhasebe‘den müdür,müdür‘den satın alma‘ya
oradan personel‘e,oradan muhasebe ve artık özgür‘üm..
-üstü çizili,sansürlü bi özgür-
Madde 22 kitabında...